Şu Stokçu Dedikleri
15/10/2018
Sosyal Medya Butonlar
Pazartesi / 22°C
Sağanak Yağışlı
Sağanak Yağışlı
Salı / 22°C
Sağanak Yağışlı
Sağanak Yağışlı
Çarşamba / 23°C
Parçalı Bulutlu
Parçalı Bulutlu
Perşembe / 22°C
Parçalı Bulutlu
Parçalı Bulutlu
ANASAYFA | KÜNYE | İLETİŞİM
Murat Gürsoy
murat@karadenizekonomi.com
Murat Gürsoy
Merkez Bankası Döviz Kurları
DolarYönerge
5.8113 / 5.8218
EuroYönerge
6.7288 / 6.7409
ara
Alanlar İnşaat

EKONOMİK KRİZE MERHABA

Şinasi Kara/Ekonomist

Türkiye'nin klasik sorunu dolar kurundaki artıştır. Kur artışları ekonomik kriz göstergesi olarak kabul edilir. Kurlar yüzde 5 den fazla arttığı zaman, ekonomik aktörlerde panik havası başlar. Seçimlerden bir ay önce dolar kuru 3,75 lere kadar inmiş idi. İki ay içerisinde, dolara karşı TL yüzde 30 dan fazla değer kaybetti. Dolar kuru dün itibariyle 4,90 ları test etti. Şu anlarda 4.81 seviyesinde seyrediyor ama bir devalüasyon yaşanıyor. Devalüasyonun etkileri piyasaya egemen oluyor. Kur artışının gerisinde "yanlış ekonomi politikaları" yatıyor.

Bunları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

1.Para piyasası kurulu yavaş hareket ediyor. Fonlama faiz kararlarını geç alıyor. Mecburen Merkez Bankası elindeki en yüksek faiz oranı ile piyasayı fonluyor. Uygulayabildiği en yüksek faiz, geç likidite penceresi adıyla tanımlanan GLP faizidir. Halbuki piyasada oluşan faiz, dün itibariyle yüzde 20,49 idi. Aradaki fark çok büyük. Merkez Bankasının bankalara verdiği likidite, döviz talep yaratıyor ve kurlar
artıyor.

2. Merkez Bankasının piyasaya ihale yöntemi ile sattığı "döviz" kurları artırıcı yönde etki yaratıyor. Vadeli döviz satış ihaleleri, belli bir kur üzerinden sabitlenerek yapılıyor. Sabitlenen bu kur, piyasa kurunun altında kaldığı zaman, ihaleye katılanlar para kazanıyor. Yaptıkları iş sadece taahhüt etmek. Para koymadan, para kazanma yolu kapanmadığı sürece "vadeli döviz ihaleleri" kur artışlarını etkilemeye devam edecektir.

Yapılacak iş bellidir. Vadeli döviz ihale sisteminden vaz geçmek ve kur artış anında piyasaya döviz sürmek gerekiyor.

3. Türk ekonomisi "Para İkamesi" olarak tanımlanan sorunu yaşıyor. Para ikamesi başladığı zaman, radikal tedbirler alınmadığı taktirde, ekonomik dengeler kur artışı ile kuruluyor.Kur artışı ekonomide sorun yarattığı için, düzeltmeler kriz olarak algılanıyor.

Türkiye para ikamesi sorununu çözmek zorunda. Para ikamesi nasıl çözülür?

Türk Lirasını değerli para haline getirmeden "para ikamesi sorunu" çözülemez. Zira sorun başladığı andan itibaren, Türk Lirası "satın alma gücünü" zamana aktaramıyor. Satın alma gücünün mekan aktarımı, parasal fonksiyona yeterli gelmiyor. Daha az para, daha çok enflasyon yaratıyor. TL kötü paraya dönüşüyor. Piyasa TL varlıklardan kaçıyor. Menkul kıymetler değer kaybediyor.

Vatandaşın Türk Lirasını tercih etmesi için yapılacak en önemli iş, mevduat faizlerini beklenen enflasyon oranının üzerine çıkarmaktır. Malum olduğu üzere, siyasi otoritenin tercihi "düşük faiz" yönünde. Sn. Cumhurbaşkanı dünkü konuşmasında "faizlerin düşeceğini" tekrar etti. Sonuç hemen etkisini gösterdi. Elinde nakit olanlar dolar satın aldı. Kur 4,94 leri gördü.

Tasarruf artışı olmadan "faizler" düşmez. Tasarruf yapacak en önemli kurum devlettir. Vatandaş tasarruf yapıyor. Tasarruf yapan vatandaşın en önemli sorunu, tasarrufun değerini korumak. Bu amaçla döviz satın alıyor. Altın satın alıyor. Altın ithal edildiği için, dolaylı olarak dövize talep yaratıyor. Kurlar artıyor. Bu fasit dairenin çözülmesi için mevduat getirisini yükseltmekten başka çare kalmadı.

Mevduat getirisi ise, yeni ve radikal para ve maliye politikası olmadan yükselemiyor. Zira bankalar, her zaman düşük faizden tasarruf toplamaya bakıyor. Enflasyonun yüzde 12 leri aştığı bir ekonomide, halen mevduata yüzde 4 faiz veren banka mevcut. Bu faizler ile vatandaşı bankaya çekmek mümkün değil. Nitekim TL mevduatı artmıyor. Buna rağmen döviz tevdiat hesapları sürekli artıyor. Toplam mevduatın yüzde 48'i döviz olarak tutuluyor.

Sistem "para ikamesinden" kurtulana kadar, Türk Lirası mevduat üzerindeki yüzde 15 gelir vergisi stopajını kaldırmak, döviz mevduatın getirisi üzerindeki yüzde 18 olan gelir vergisi stopajını yükseltmek gerekiyor. Başka türlü, mevduatın TL'ye dönüşümü sağlanamaz.

Bankaların TL mevduatı tercih etmelerine yönelik politika uygulamak şart oldu. Bu amaçla, Merkez Bankasına yatırılan, TL mevduat karşılık oranlarını düşürmek ve döviz mevduat karşılık oranlarını yükseltmek gerekiyor.

Bankaların "döviz geliri olmayan şirketlere" döviz üzerinden kredi vermelerini sonlandırmak şart oldu. Zira yükselen kurlar "döviz geliri olmayan" döviz üzerinden borçlu şirketleri zora soktu. Nitekim bankaların döviz üzerinden verdiği kredilerin "tahsili imkânsız alacaklardaki yeri" artıyor.

Para ikamesi sorunu çözülmeden, para politikaları ile "kur artışlarını" önlemek mümkün olamaz. Zira, para ikamesi başladığı andan itibaren para politikalarının etkinliği azalıyor. Maliye politikalarını devreye almak gerekiyor.

Tarih : 16/07/2018


Etiketler : Ekonomik krize merhaba,Şinasi Kara
Yazdır

Yorum Ekle

Piyasalar

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Bir Portre
İlhan Saygılı İlhan Saygılı
​İlhan Saygılı kimdir?
Bern Büyükelçisi
Çok Okunanlar
>> 2023 Ordu Turizmi
>> Ege YMSİB'den enflasyon ile mücadele!
>> Altın fiyatlarında son durum!
>> Ordu Ulusal 1.Kitap Fuarı açılıyor!
>> Kiğılı'dan enflasyonla mücadeleye destek!
>> Garanti Cep ve İnternet deneyimi yenilendi!
>> Karadeniz'in ihracat rakamları açıklandı!
>> Bayrak:Son yılların en iri palamudu!
>> ŞİMŞEK : ZAMLAR BİZİ ÇOK YORDU
>> ​Sarıgöl Konveyör hedef büyüttü!